2018 ASGARİ ÜCRET AÇIKLANDI

  • DOLAR
    3,7880
    % 1,10
  • EURO
    4,6540
    % 1,92
  • ALTIN
    163,4160
    % 0,27
  • BIST
    $14.327
    % 5,35

Sosyal Güvenlik Nedir?

Sosyal Güvenlik Nedir?

Sosyal Güvenlik Nedir, Sosyal Güvenlik Ne Demek?

Sosyal Güvenlik kavramı, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde “Herkesin hastalık, analık, işsizlik, yaşlılık ve ölüm gibi insan iradesi dışında meydana gelen risklere karşı güven içinde olması gereğinin yanı sıra; beslenme ve barınma gibi her türlü ihtiyacın karşılanmasıdır” şeklinde tanımlanmıştır.


Sosyal Güvenlik; “Mesleki, fizyolojik ve sosyoekonomik risklerden ötürü geliri veya kazancı sürekli ya da geçici olarak kesilmiş kimselerin geçinme ve yaşama ihtiyaçlarını karşılayan bir sistemdir.” şeklinde tanımlanabilir.Bu anlamda Sosyal Güvenlik sistemlerinin amacı geliri veya kazancı sürekli ya da geçici olarak kesilmiş olan insanları kimseye muhtaç etmeyecek şekilde, toplum vicdanına bırakmayacak şekilde sahip çıkmaktır.

Bir başka tanıma göre Sosyal Güvenlik; İnsanlar hayatları boyunca kendi iradeleriyle ya da iradeleri dışında meydana gelen çeşitli mesleki, fizyolojik ve sosyo-ekonomik risklere maruz kalmaktadır.Bu risklerin ortadan kaldırılması, bireyler üzerindeki etkilerinin azaltılması veya sonuçlarının onarılması gerekmektedir.Ayrıca, insanların artan güvenlik ihtiyaçlarına cevap verecek ve onlara insan onuruna yaraşır huzurlu ve mutlu bir yaşam sunacak bir yapıya ihtiyaç duyulmaktadır.Bu ihtiyaçtan doğan “Sosyal Güvenlik” toplumun bütün bireylerinin hiçbir ayrım ve ayrıcalık gözetilmeksizin hem ekonomik hem de sosyal bakımdan bugünlerinin ve yarınlarının güvence altına alınmasını amaçlayan; birbirleri arasında sıkı bir birlik ve uyum kurulmuş olan bir sistemler bütünü olarak tanımlanmaktadır.

Örneğin; bir işte çalışırken hastalanan ve hastalık nedeniyle ay içerisinde 20 gün işe gidemeyen ve rahatsızlığı dolayısıyla iş göremez raporu alan bir şahıs bu işe gidemediği 20 günlük ücretinden mahrum kalmaktadır.Bu noktada Sosyal Güvenlik Sistemi devreye girmekte ve bu vatandaşın geçimine maddi anlamda katkı sağlamaktadır.Ülkemizde bu maddi katkı Rapor parası olarak bilinmektedir.Rapor parası, kişiler hastalık nedeniyle çalışamaz duruma geldiklerinde, iyileşene kadar yani tekrar iş başı yapana kadar geçen süre içerisinde gelirden mahrum kalmamaları için verilen paradır.Ülkemizdeki kanunda “geçici iş göremezlik ödeneği” şeklinde geçmektedir.Halk arasında “rapor parası” olarak adlandırılmaktadır.Rapor parası, rapor parası hesaplama, rapor parası ne zaman nereye yatar gibi konularda sitemizde yazılarımız mevcuttur.

Bir başka örnek vermek gerekirse; çalışan bir vatandaş 60’lı yaşlara geldiğinde artık eski enerjisi ile çalışamaz, belki de hiç çalışamaz duruma gelebilir, işte bu nedenle insanlar belli bir yaşa geldiklerinde artık çalışamayacaklarından veya çalışmak istemeyeceklerinden ötürü Sosyal Güvenlik sistemi devreye girerek “Yaşlılık Aylığı” bağlamaktadır.Belli bir yaştan sonra kişiler emekliye ayrılarak ömür boyu “Yaşlılık Aylığı” almaktadırlar.Kanunda Yaşlılık Aylığı olarak geçen kavram halk arasında Emekli Maaşı almak, Emekli Olmak, Maaş Bağlanmak şeklinde söylenmektedir.Dilerseniz yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları hakkında yazdığımız emeklilik hesaplama adlı konumuzu okuyarak yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz.


İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 22. maddesinde “Herkesin, toplumun bir üyesi olarak sosyal güvenliğe hakkı vardır” hükmü yer almaktadır.Ayrıca Anayasamızın 60. maddesinde “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.Devlet bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilat kurar.” hükmü yer almaktadır.

Anayasada yer alan bu hükme istinaden ülkemizde de Sosyal Güvenlik sistemleri kurulmuştur.Türk tarihindeki sosyal güvenlik uygulamaları Orta Asya, Anadolu Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi olarak ele alınabilir.Dilerseniz şimdi bizim bildiğimiz ve duyduğumuz, Cumhuriyet Döneminde ülkemizde Sosyal Güvenlik sistemi kapsamında kurulmuş olan Kurumlara bir göz atalım.

Ülkemizdeki Sosyal Güvenlik Kurumları

Ülkemizdeki sosyal güvenlik kanunlarını öncelikle tarihsel gelişimi de görebilmek adına bir şema ile gösterelim.Daha sonra ayrıntıya girelim.

Türkiye'deki Sosyal Güvenlik Kanunları
Türkiye’deki Sosyal Güvenlik Kanunları

Sosyal sigorta kolları ile ilgili ilk kanun, 27.06.1945 tarihli ve 4772 sayılı İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve Analık Sigortaları Kanunudur. Bu Kanunun yürürlüğe girmesi ile İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve Analık Sigortası uygulanmaya başlamıştır. Anılan Kanuna paralel olarak 16.07.1945 tarihinde 4792 sayılı İşçi Sigortaları Kurumu Kanunu çıkarılmıştır. Bu Kanunun 01.01.1946 tarihinde yürürlüğe girmesiyle İşçi Sigortaları Kurumu kurularak 1945 yılına kadar kurulan çok sayıdaki sandığın da birleştirilmesi sağlanmıştır. İşçi Sigortaları Kurumu kurulduğu yıl, ilk önce 4772 sayılı İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve Analık Sigortaları Kanunu kapsama alınmıştır. Sonrasında ise, 1950 yılında 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanunu, 1951’de 5502 sayılı Hastalık ve Analık Sigortası Kanunu ve 1957’de de 6900 sayılı Maluliyet, İhtiyarlık ve Ölüm Sigortası Kanunu kabul edilmiştir.

SSK

SSK kelimesi Sosyal Sigortalar Kurumu’nun baş harflerinden oluşmaktadır.Tarihsel süreç içerisinde, işçi statüsünde çalışanlara ilişkin sigorta kollarına ait çeşitli kanunlara dağılmış bulunan ve yukarıda açıklanan düzenlemeler, sosyal güvenlikle ilgili özel hükümler içeren 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesini takiben yeniden gözden geçirilerek, 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda birleştirilmiştir. 01.03.1965 tarihinde yürürlüğe giren bu Kanunla, İşçi Sigortaları Kurumu, Sosyal Sigortalar Kurumu adını almış, işçi statüsünde çalışanların sosyal güvenlikleri alanında yeni haklar getirilmiştir.

BAĞKUR

Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur) 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı Kanun ile kurulmuş olup, Kanunun sigortalılıkla ilgili hükümleri 01.10.1972 tarihinde uygulamaya konulmuş, 01.01.1986 tarihinden itibaren de bu Kanuna tabi sigortalılara sağlık sigortası yardımları verilmeye başlanmıştır. 10.09.1977 tarihli ve 2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasasıyla köy ve mahalle muhtarlarının Bağ-Kur kapsamında zorunlu sigortalı olmaları sağlanmıştır. 04.05.1979 tarihli ve 2229 sayılı Kanunla herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayan Türk vatandaşlarıyla ev kadınlarına Bağ-Kur kapsamında isteğe bağlı sigortalı olma hakkı verilmiştir. Bu sigortalıların da zorunlu sigortalılarla aynı hak ve mükellefiyetlere tabi olması öngörülmüştür.
1983 yılında 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu kabul edilerek tarım kesiminde çalışanların sosyal güvenliklerinin sağlanmasına dönük önemli düzenlemeler yapılmıştır.

EMEKLİ SANDIĞI

08.06.1949 tarihinde kabul edilen ve 01.01.1950 tarihinde yürürlüğe giren 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile sayıları 11’i bulan mevcut emeklilik sandıkları ortadan kaldırılmış, çalışanlardan ve işverenlerden prim alınması ilkesine dayalı, modern anlamda bütüncül bir sosyal güvenlik yapısı oluşturulmuştur. Bu yapının tek elden yürütülmesi için de T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü kurulmuştur.Genellikle kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar bu kapsama alınmışlardır.Ülkemizde çalışan kamu personelleri Emekli Sandığı mensubu olmaktadırlar.

SGK

Ülkemizde; yukarıda da sayıldığı gibi, hizmet akdiyle çalışanların 506, kendi nam ve hesabına çalışanların 1479, devlet memuru olarak çalışanların 5434, tarımda hizmet akdiyle çalışanların 2925, tarımda kendi nam ve hesabına çalışanların 2926 sayılı kanunlara tabi olarak sosyal güvenlikleri sağlanmaktaydı.Diğer bir deyişle, sigortalıların sosyal güvenlik hakları 5 ayrı yasa ile düzenlenmişti.
Söz konusu norm birliğinin sağlanması ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi oluşturulması amacıyla sosyal güvenlik reformu yapılması gerekli görülmüştür.Bu doğrultuda, yukarıda tarihsel süreçleri özetlenen Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğünü aynı çatı altında toplayan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 20.05.2006 tarihli ve 26173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Kanunla kurulmuştur.Bu reformla sigorta hak ve yükümlülüklerinin eşitlendiği, mali olarak sürdürülebilir tek bir emeklilik ve sağlık sigortası sisteminin kurulması öngörülmüştür.

Ancak 5510 sayılı Kanununun bazı maddelerinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi, kanuna ek ve değişiklik getiren mevzuatın çıkarılması gibi nedenlerle yürürlük tarihi; önce 01.07.2007 tarihine, sonra 01.01.2008 tarihine ertelenmiş ve nihayet 5510 sayılı Kanun 01.10.2008 tarihinde tüm hükümleri ile yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Kanun ile sosyal sigortalar alanında birçok konuda norm ve standart birliği sağlanmış ve uygulamaya geçirilmiştir.


Fakat ülkemizde birçok vatandaş tarafından SSK, BAĞKUR ve EMEKLİ SANDIĞI’nın SGK çatısı altında birleşmesi olarak bilinen bu reform ile SSK mensupları, BAĞKUR mensupları ve EMEKLİ SANDIĞI mensupları aynı hal ve aynı yükümlülüklere sahip olmamışlardır.Bu birleşme genel itibariyle aynı binada aynı çatı altında bir birleşmedir.Yani örnek vermek gerekirse, misalen bir ilimizde filanca mahallesinde SSK İL MÜDÜRLÜĞÜ var, bir diğer mahallede ise BAĞKUR İL MÜDÜRLÜĞÜ var, bu birleşme sonucunda SSK İL MÜDÜRLÜĞÜ personelleri ile BAĞKUR İL MÜDÜRLÜĞÜ personelleri ya Bağkur İl Müdürlüğü binasında birleştiler, ya Ssk İl Müdürlüğü binasında bir araya geldiler ya da yeni bir binaya taşınılarak bu çalışanların tamamı aynı çatı altında toplanmış oldu.Bu aynı çatı altında toplanılan binaya da SGK İL MÜDÜRLÜĞÜ tabelaları asıldı.Böylelikle SSK’da işi olan vatandaş da BAĞKUR’da işi olan vatandaş da aynı binaya giderek işlerini halledebilir hale geldiler.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ise sadece bazı illerimizde bulunmaktadır.

Fakat bu birleşme dediğimiz gibi genel hatları itibariyle aynı binada aynı çatı altında birleşmedir, SSK mensuplarının, BAĞKUR mensuplarının ve EMEKLİ SANDIĞI mensuplarının hakları ve yükümlülükleri arasındaki farklılıklar halen devam etmektedir.

SSK mensupları 5510 Sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde sayıldıkları için 5510 sayılı kanunla birlikte artık 4/a olarak anılmaktadır.

BAĞKUR mensupları 5510 Sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde sayıldıkları için 5510 sayılı kanunla birlikte artık 4/b olarak anılmaktadır.

EMEKLİ SANDIĞI mensupları 5510 Sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde sayıldıkları için 5510 sayılı kanunla birlikte artık 4/c olarak anılmaktadır.

Biz de sitemizde hem halk arasında bilinen SSK, BAĞKUR, EMEKLİ SANDIĞI ibarelerini, hem de yeni yerleşmeye başlayan 4/a, 4/b, ve 4/c ibarelerini birlikte kullanacağız.

Sitemizde ileriki zamanlarda 4/a, 4/b, 4/c hizmet dökümü sorgulama, her statüden emeklilik hesaplamaları, iş hukuku ve uyuşmazlıklar, rapor parası ve vatandaşlara sağlanan buna benzer her türlü Sosyal Güvenlik menfaatleri ile ilgili bilgiler vereceğiz ve sorularınıza yardımcı olmaya çalışacağız.

Dilerseniz şimdi hem erkeklerin hem de bayanların SSK ve BAĞKUR kapsamında ne zaman emekli olabilecekleri ile ilgili hazırladığımız geniş kapsamlı ne zaman emekli olurum adlı konumuza göz atarak ne zaman emekli olabileceğinizi hesaplayabilirsiniz.

YAZAR HAKKINDA

SGKNET.NET SOSYAL GÜVENLİK VE İŞ HUKUKU ALANINDA BİLGİ PAYLAŞIM, DANIŞMANLIK VE HABER PORTALI.

sgknet.net internet sitesi insanları sosyal güvenlik, emeklilik, yaşlılık, hastalık, iş hukuku ve bunlara benzer konularda bilgilendirmek için kurulmuş bir internet sitesidir. Sitemizde yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeler, sorular ve sorulara verilen cevaplar yasal danışmanlık kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak sosyal güvenliğinizle ilgili kararların verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.Bu nedenle bu sitede yer alan bilgilere göre hareket etmeyiniz, karar vermeyiniz.Sitemizde yer alan tüm yazıların ve sitemiz tarafından oluşturulan resimlerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yer alan tüm içeriğin telif hakları tarafımıza aittir.Site içeriğinin başka yerlerde yayınlanıp yayınlanmadığı periyodik olarak kontrol edilmektedir. Hangi amaçla olursa olsun, sitemizde yer alan yazıların tamamının veya bir kısmının kopya edilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayınlanması, ticari veya başka bir amaçla kullanılması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar, doğacak cezai sorumluluğu ve sitemizin hazırlanmasındaki mali külfeti ve maddi ve manevi tazminatı peşinen kabullenmiş sayılır.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM